Kullanıcı girişi

Son yorumlar

Son Konular

- Selimiye Camii'nin Esrarı
- TARSUS:Elektrikle Aydınlanan İlk Şehir
- Tarihte İlk Eczane Müslümanlarca Kurulmuştu
- Fransa'da Endülüs Tarafından Fethedilecekti
- Alay Beyi Nedir ve Kimlere Denir?
- Sıfır rakamını kim buldu?
- Hücre ve Doku Tutkalı
- Muhteşem Süleyman
- Fen ve Teknoloji Dünyasından "Hızlı Trenlerdeki Yeni Gelişmeler"
- Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nın İdamı (25 Aralık 1683)
- 21.yüzyılın teknolojisi:Biyoteknoloji
- Kırım'ın Elden Çıkması
- Bosna'nın Bağımsızlığını Kazanması (Mart 1992)
- Mikro alemde yolculuk: Nanoteknoloji
- Necatigil’in kendi sesinden şiirler
- Bilim adamları, dişeti hücrelerinden diş üretti
- Avrupa'da istihdam sorununa çare aranıyor
- BDDK'dan Basel III için bir adım daha
- ÖSYM'NİN YAPTIĞI AÇIKLAMA
- 2100 tarihinde neler olacak işte tahminler
- Rahiplerin müslüman avı
- ABD TAM 70 MİLYON KIZILDERİLİYİ KATLETTİ
- “NUSRET“ LE GELEN NUSRET
- 18 MART ZAFERİNİN BİLİNMEYEN YANLARI
- İSİM İLE MÜSEMMÂ BİR MUALLİM:MUALLİMNÂCİ
- HAMDULLAH SUPHİ ANLATIYOR
- Tanzimat Fermanı ve Bazı Gerçekler
- Tanzimat Fermanı ve Bazı Gerçekler
- ULEMA+ORDU+PÂDİŞAH=OSMANLI DEVLETİ
- GENTİLE BELLİNİ KİMDİR?
- BENZET; AMA ASLÂ BENZEME
- MUŞTAK BABA VE ANKARA'NIN BAŞŞEHİR OLUŞU
- BÜTÜN İLİMLER KUR'AN'DA MEVCUTTUR
- Geometri biliminin tarihi gelişim süreci
- Bilim Tarihi
- MALZEMEDEN ÇALANIN CEZASI
- ÇAKA BEY
- MEŞHUR CERRAHLARDAN ZEHRÂVÎ
- MİSAK-I MİLLÎ HUDUTLARI
- Osmanlı Alimlerinden Molla Hüsrev

Kimler çevrimiçi

Şu an 0 users ve 2 guests çevrimiçi.

18 MART ZAFERİNİN BİLİNMEYEN YANLARI

1915 yılı 18 Martının perşembe günü. Tarihimizin en azametli zaferinden birisini kazandığımız Çanakkale muharebelerinin ilk perdesini o gün, kapatmıştık.

Bu zaferden 1 ay bir hafta sonra, Çanakkale Boğazı'ndan defedeceğimiz müttefik donanması, bu kez Çanakkale'nin kara savaşlarına başlayacaktır. Onu da kazanacağız. Ama bu, hüzün dolu bir destandır ki, anlatmaya dil varmaz.

Keşke Çanakkale'yi yaşamamış olsa idik öyle ya, Osmanlı, 20 milyon kilometrekarelik bir devlet iken. Peşte'yi Belgrad'ı Bağdat'ı Tunus ve Cezayir'i kaybedebilirdi Ama Çanakkale'yi... İslâm hilafet merkezinin ve devletimizin başşehrinin ikiyüz kilometre ötesindeki Çanakkale'yi..? Bu olmamalı idi. İstanbul'un burnunun dibindeki Çanakkale'yi müdafaa etmek Korunda kalmıştık. Çanakkale'den çok uzaklarda olmalı idik. "Hüzünlü destan" deyişimizin sebebi budur. Demek ki, bitiyorduk.

1915 Yılı Mart ayında İstanbul, bir söylentiler şehridir. Hatta hatta, müttefikimiz Almanlar bile, İstanbul'un düşeceğinden şüphe etmezler. O kadar ki, İstanbul, Çanakkale'den girecek donanmalar tarafından bombardıman edildiği takdirde; Gümûşsuyu'ndaki Alman Buyükelçîliği'ne özel işaret konularak, binalarının isabet almadan ayakta kalmasını bile düşünmüştür, müttefikimiz Almanlar. Dostun ihanetine, bu kaçıncı toslayışımızdır?

Enver Paşa, savaşa sokarak mahvına yolaçtığı Devletin Payitahtını koruyacağımızdan söz eder. "İstanbul'a gelirlerse canlı tek bir insan bulamıyacaklardı..." diye konuşur.

1915 yılının başında Sarıkamış'ta, 86 bin Mehmet'i acımadan ve savaştıramadan lâkin dondurarak Allahüekber Dağları'nın kar kuyularında yok eden kendisidir ama, böyle düşünür işte.

Hayâlinde, bir Napolyon olmak sevdası yatar. Napolyon, Moskova'da sadece, yanan bir şehir bulmamış mı idi? işte öyle.

Hatırlayacaksınız, Abdülhamid Han hazretleri'ni 93 Rus harbine zorlayan Mithat Paşa da devleti babasının çiftliği sanarak, "Ne olur kaybedersek" demiştir. "Osmanlı'yı kurarken yola çıktığımız 400 atlının geldikleri yerlere döneriz.."

Enver Paşa aynı gafletin sahibidir.

Ama vermeyiz İstanbul'u Zirâ ki "Babaçiftliği" sanılan yer. Türk'ün namusudur.

fazilet takvimi

be diyon lan sen soysuz köpek

be diyon lan sen soysuz köpek

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi